Mülakatta Sorulan Sorular ve Cevapları

Eylül 15, 2014 günü yayımlanmış ve 2 yorum yapılmış      

Mülakatta Sorulan Sorular ve Cevapları


Sizlere, iş görüşmelerinde en çok sorulan soruları sunuyoruz. Ayrıca cevaplarını da yazımızda bulabilir, basit hatalardan nasıl kurtulabileceğinizi öğrenebilirsiniz. Şöyle ki, her işveren, farklı düşünceler ve istekler ile karşınıza gelebilir ama kaçınılmaz bir şey var ki, o da sordukları soruların genellikle aynı olması, aynı kapıya çıkmasıdır.

Yazımızda, size genelde karşınıza çıkacak mülakat soruları ve cevapları hakkında bilgi vereceğiz. Böylece hangi sorular ile karşı karşıya kalacağınız ve ne cevap vereceğiniz konusunda biraz da olsa bilginiz olmuş olacak. Öncelikle, bir iş görüşmesine gittiğinizde, net konuşmalı, keskin görünmeli ve dik oturmalısınız, bunları söyleyerek yazımızın asıl kısmına geçelim isterseniz...

Bazı görüşmelerde, birden fazla mülakata alınabilir veya birden fazla kişi ile görüşebilirsiniz. Öz geçmiş dosyanıza istinaden gelebilecek soruların yanı sıra, direkt olarak sorulabilecek sorulara güzel yanıtlar vermek, büyük bir etki bırakacaktır. Ne derler bilirsiniz: "ilk izlenim, son izlenimdir."

Hayalinizdeki işe ulaşmak için vereceğiniz yanıtlar net olmalıdır demiştik. Bundan yola çıkarsak size sorulan bir soruda, eeeeee, aaaaaa gibi geveleyerek uzatmak yapacağınız en büyük hata olacaktır. Yanıtınız mutlaka net ve kendinden emin olmalıdır.

Daha fazla uzatmadan, çoğunluk olarak mülakatta sorulan sorularımıza geçelim. Birde, mülakat aşamasına henüz gelemediniz mi? O halde yaratıcı cv örnekleri konumuzu okuyabilir, güzel bir başvuru yapıp mülakat aşamasına geçebilirsiniz.


S: Kendinizi en iyi nasıl tanımlarsınız?

C: Bu bir soru değildir. Ancak tekleme, uzun süre düşünme gibi hatalara düşerseniz ilk izleniminiz kötü olacaktır. Bu aynı zamanda hileli bir sorudur da diyebiliriz. Yapmamanız gereken tek şey, bu soruya hayat hikayenizi anlatarak cevap vermektir ki inanın hayatınız ile hiç mi hiç ilgilenmiyorlar. Verebileceğiniz en iyi cevap, başvurduğunuz iş ile ilgili veya konuya en yakın hobilerinizi belirtmektir.

Örneğin, bir bilgisayar firmasına yazılımcı olarak başvuruyorsanız, bu soruya: "Ben, hayatı birler ve sıfırlardan ibaret olan bir adamım. Otomasyonlar dan hoşlanırım, kahvemi hep kahve makinesinden içerim aynı zamanda o tuşa bastığımda artalanda işleme giren komutları hep merak etmişimdir." gibi uçuk bir cevap başarılı olacaktır. Lakin, aynı yere başvurup, "ben balık tutmayı seven, doğaya hayran, saf ve temiz birisiyim." gibi saçma bir cevap verirseniz, bunun "ben her akşam 2 duble içerim" demekten farkı olmadığını bilmelisiniz. Sonuç olarak bu soruyu soran işverenin duymak istediği şey, kendinizi nasıl tanımladığınız değildir, hayatınızın, başvurduğunuz işe olan yakınlığını öğrenmektir, unutmayınız.


S: En güçlü ve en zayıf yönleriniz nelerdir?

C: Güçlü olduğunuz yönlere örnek olarak; iyi bir takım arkadaşı, çalışkan birisi ve uyumlu kişilikte bir kişi olduğunuzu söylemeniz faydalı olacaktır. Zayıf yönlerinizi anlatırken ise, asla gerçekten zayıf olduğunuz bir şeyi söylememelisiniz. Bu, baştan kaybettiniz demektir. Zayıf yönünüz olarak söyleyebileceğiniz en basit şey: "yoğun çalışmak beni biraz yorabilir ancak işimi asla ihmal etmem." gibi bir cevap olabilir.


S: Altlarınızla veya üstlerinizle karşılaştığınız bir problemi ve bu sorunla nasıl başa çıktığınızı anlatabilir misiniz?

C: Bir işteki en zor kısım işin kendisi değildir, orada çalışan işçilerdir aslında. Daha önceki bir işinizde karşılaştığınız kriz durumu varsa anlatın, yoksa uydurun. İşte çıkabilecek bir krize hakim olabildiğinizi ispatlamak etkileyici olacaktır kesinlikle.

Örnek vermek gerekirse, alt bir çalışanınız, müşteriye yanlış hesap numarası veriyor, müşteri ödemeyi yanlış hesaba geçiyor ve patronunuz çıldırmak üzere. Bu durumda siz devreye giriyorsunuz, bankayla görüşüyorsunuz, yanlışlığı düzeltiyorsunuz ve para patronunuzun hesabına aktarılıyor. Sonuç itibarı ile herkes mutlu ve bu mutluluğun mimarı siz oluyorsunuz efendim. Böyle bir olay yaşadıysanız, anlatın çekinmeyin.


S: Beş yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?

C: Efendim geldik klasik soruya. İnanın ki, bu soruyu soran işveren, kesinlikle sizin beş yıl sonra ne olacağınızı veya ne olmak istediğinizi merak etmiyor. Beş yıl sonra milyarder de olsanız, hapiste de olsanız umurunda değil. Onun öğrenmek istediği asıl şey, başvurduğunuz işin kariyeriniz için uygun olup olmadığını düşünmeniz veya asıl anlamda, başvurduğunuz işte ne kadar süre çalışmayı düşündüğünüz.

İşveren, işe kariyerinizi düşünerek, o pozisyonun getirilerini hesaba katarak mı başvuruyorsunuz onu merak ediyor kısaca. O işe, bir ihtiyacınız dolayısıyla mı girdiniz bunu anlamaya çalışıyor. Yani kısaca, kafanızda: "gireyim, 6 ay sonra çıkarım borçlar bitince..." gibi bir düşünce var ise, bu soru muhakkak sizi tuzağa düşürecektir.

Sonuç olarak bu klasik soruya verebileceğiniz en şaşırtıcı cevap: "bu şirkette, sizin pozisyonunuzda." olabilir lakin, ters tepme ihtimali de vardır, risk almayı seviyorsanız deneyebilirsiniz.

Verebileceğiniz en aptalca cevaplar, gerçekten beş yıl sonra ne olacağınızı söylemenizi içeren cevaplardır. Örneğin, tarih öğretmenliği okuyorsunuz, 2. seneniz. Formasyon falan atıyorum 5 yıl sonra öğretmen oluyorsunuz. Adam size soruyu sordu, şöyle bir cevap verdiniz: "ben öğretmen olacağım beş yıl sonra, herhalde bir okulda ders veriyor olurum beş yıl içinde, kendimi öyle görüyorum." yazıklar olsun. Siz mümkünse iş başvurusuna gitmeyin, geri dönün hemen. Neyse efendim, şaka bir yana, siz siz olun sakın böyle bir şey düşünmeyin, söylemeyin. Yalnızca o işte ne kadar uzun süre çalışmak istediğinizi belli edin yeter. Atıyorum, illa o firmada olmaz da, kendinizi işinizde çok geliştirmek istediğinizi de vurgulayabilirsiniz. Ama burada da açık kapı bırakmak faydanıza olacaktır. Yani sizin şirketinizde çalışacağım demeden bunu demenin yolları da vardır, adam size kalkıp soramayacaktır: "yazılım departmanının başı olacaksın demek. Bu firmada mı?" ve sormaz.

İşveren, bu soruda sizin işe ve pozisyona ne kadar ilgili olduğunuzu, ileride firmasında sorumluluk almayı düşünüp düşünmediğinizi öğrenmeye çalışıyor. Tuzağa düşmeyiniz, dikkatli olunuz.


S: Ne kadar maaş düşünüyorsunuz?

C: Bu soru ile asıl sormak istediği şudur işverenin: "Bu pozisyon için ortalama maaş fiyatlarını umarım biliyorsundur. Yoksa bizden fazlasını mı istiyorsun?"

Efendim, işe gitmeden önce, başvurduğunuz pozisyonun piyasadaki maaş ortalamasını araştırmanız ve içeriden bilgi sızdırma şansınız varsa başvurduğunuz firmadaki birisinin ne kadara çalıştığını öğrenmeniz faydanıza olacaktır. Ortalamanın üzerinde bir maaş isteyecekseniz gerekçelerinizi işverene mutlaka anlatın çünkü bu, sizi gerçekten işe almak istiyorsa ortak bir meblağda buluşma fikri uyandıracaktır en kötü ihtimalle.

Önerdiğiniz maaş ücreti işverene fazla geldiyse, güldüyse, hadi canım gibi saçma tepkiler verdiyse sakın duruşunuzu bozmayın. Ona neden bu kadar ücret istediğinizi, artı yeteneklerinizi, ona kazandırabileceğiniz şeyleri anlatın. Sakın ola, tamam 3000 çok olduysa 2000 olsun ya gibi şeyler söylemeyin bu verdiğiniz güveni sonuna kadar zedeler.

Bu aslında zor bir durumdur. Çok fazla maaş istemeniz işi kaybetmenize sebep olacaktır. O nedenle ortalama bir fiyat araştırması yapmanız ve istemeniz kesinlikle faydanıza olur unutmayın.


S: Eski işinizden neden ayrıldınız?

C: Efendim sormak istediği: "Eski işinde bir yaramazlık yaptın mı? Patronu kızdırdın mı? Zarara uğrattın mı? Yoksa kovuldun mu aman tanrım!" gibi şeylerdir.

Dikkat etmeniz gereken en büyük nokta şudur ki, sakın eski işinizi veya patronunuzu gömmeyin. Efendim iş kötüydü, patron çok aptal birisiydi gibi cevaplar vermeniz sizi gömecektir, kaybedersiniz çok feci bir şekilde.

Verebileceğiniz en makul cevaplar, "Vesait yoktu, ulaşımım çok zor oluyordu." veya "Kendimi istediğim ölçüde geliştirme, yükselme imkanım yoktu. Firmanızın daha uygun olduğunu düşünüyorum yükselmem için." gibi şeyler olabilir. Bu cevaplar gayet başarılı ve etkili olacaktır.

Tekrar belirtelim ki, sakın eski işinizdeki mutsuzluğunuzdan veya sorunlarınızdan bahsetmeyin.


S: Firmamız hakkında ne biliyorsunuz?

C: Bu, mülakata gelmeden önce araştırma yapıp yapmadığınızı öğrenmek için sorulan bir sorudur. Mutlaka araştırma yapın, firmasının güzel yanlarını söyleyin. Önceki verdiğiniz cevapları destekleyecektir.


S: Alt çalışanlarınız hakkınızda ne düşünürdü?

C: Bu, altınızda çalışanlara nasıl davrandığınızı, onları kontrol edip edemediğinizi öğrenmek için sorulan bir sorudur. Sözünüzden çıkmadıklarını dolaylı yoldan anlatın. Onların haklarını savunduğunuzu, gerekirse patrona karşı dahi koruduğunuzu anlatmak yararınıza olacaktır.


S: Başka işlere de başvuruyor musunuz?

C: Normal bir sorudur, tuzak veya başka bir şey yatmaz altında. Dürüst olun, aynı anda başvurduğunuz başka işler varsa söyleyin ama fazla dikkat dağıtmayın. Bu işi daha çok istediğinizi belli edin.


S: Neden bizimle çalışmak istiyorsunuz?

C: Yaptıkları işlerin daha büyük çaplı olduğundan, kendinizi geliştirmenize ve tanıtma için daha faydalı olacaklarına inandığınızdan bahsedebilirsiniz.


S: Firmada çalışan bir tanıdığınız var mı?

C: Asla yakın tanıdığınız olan bir firmaya başvurmayın bizce çünkü bu işi almanız için engel olabilir. Varsa, uzaktan tanıyorum deyin asla yalan cevap da vermeyin bu soruya.


S: Takım çalışmasına yatkın mısınız?

C: Tabi ki. Takım çalışmasına çok yatkınsınız. Değilim demeyin sakın.


S: Bu firmaya nasıl faydalı olacağınızı anlatır mısınız?

C: Firmanın yaptığı işlerden yola çıkarak, bunları daha hızlı yapabileceğinizi belirtebilir, yenilikler getirebileceğinizi anlatabilirsiniz. Örneğin her gün el ile doldurulan bir word dosyasını, bir program yazarak otomatik doldurulacak hale getirebilmek gibi ufak bir örnek verelim. Onlara faydalı olacak bir yanınız mutlaka olmalı.


S: Hayalinizdeki iş nedir?

C: Tuzaklı sorudur. Sakın ola başvuru yaptığınız iş alanı dışında bir iş söylemeyin. Olmaz, kaybedersiniz. Verilebilecek en makul cevap: "işleyişini, çalışanlarını, patronlarını sevdiğim ve yapabildiğim en iyi iş."


S: Sizin için para mı daha önemli yoksa iş mi?

C: İş daha önemli demeyin, yok öyle bir şey. Vereceğiniz cevap şu olmalı: "para her zaman önemli ama parayı kazandıran da bu iş, o nedenle iş daha önemli."


S: İleride farklı bir şehirde çalışabilir misin?

C: Son sorumuzun cevabı ise, hayır ise hayır olmalı. Yani sırf işi alayım diye yalan söylemeyin. İleride büyük sorunlara sebep olacaktır. Gidebilecekseniz, seve seve diyebilirsiniz.

Facebook'da Takip Edin!

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Konular

 


Logaster - Ücretsiz Online Logo                
 
KATEGORİLER
BENZER YAZILAR
 
SON YORUMLAR
 
TRANSLATE BLOG
SOSYAL MEDYA