Bağlanan Arabayı Kurtarmak Er Ryan'ı Kurtarmaktan Zor mu?

Nisan 03, 2016 günü yayımlanmış ve 1 yorum yapılmış      

Bağlanan Arabayı Kurtarmak Er Ryan'ı Kurtarmaktan Zor mu?


Yazıya evet zor diyerek başlayalım çünkü bağlanan arabayı çıkarmak gerçekten büyük bir zulüm. Başıma gelen bir olaya istinaden yaşananları olduğu gibi size aktaracağım efendim. Yazıyı okuyarak, aynı dertten muzdarip olmasanız bile aracınızı nasıl geri alacağınız konusunda fikir sahibi olabilirsiniz.

Arabanız bir çok sebeple bağlanabilir. Bir aracın bağlanması, onun trafikten men edildiği anlamına geliyor. Yani trafiğe çıkması yasaklanıyor. Bunun sonucu olarak aracınızı geri alabilmek için bir takım işleri yerine getirmeniz isteniyor. Tabi dediğim gibi bu duruma göre değişir yani aracın neden bağlandığına göre farklılık göstermekte. Konuya benim yaşadığım durumları anlatarak devam edeyim.

Geçtiğimiz haftalarda, veraset intikali yoluyla üzerime almam gereken yani bana miras kalan aracım, çevirmeye takıldı ve bağlandı. Bağlanma sebebi, muayenesini bir süre geciktirmiş olmam ve ilk uyarının üzerinden de 20 gün kadar geçmiş olması. Yani sonuç itibarı ile muayene tarihi geçen aracın, her ne kadar bakımlı olsa da trafikte dolaşması yasak bu sebeple XXX Emniyet Müdürlüğü üzerine düşeni yaparak arabamı trafikten men etti ve elime tutuşturduğu 92 TL tutarındaki bir ceza ile beni minibüsle eve yolladı.

İlk olarak aracın benim üzerime olmadığını tekrar hatırlatayım ancak miras kaldığı için çoktan üzerime almam gerektiğini de belirtmem gerek. Ruhsatı üzerime alma ve muayenesini bir süre geciktirme konusunda tabi ki ihmal bana ait ancak konuya tekrar dönersek, bu aracı nasıl kurtardığımı sizlere anlatmaya devam edeyim...

Muayenesiz trafikte dolaştığınızda çevirmeye takılırsanız ilk seferde size 92 TL ceza kesilir ve 1 hafta süreyle muayene yaptırmanız için vakit tanınır. Bu süre zarfında yine muayene yaptırmazsanız ve size tanınan süre bittiğinde tekrar çevirmeye takılırsanız bu kez aracınız trafikten men edilir yani bağlanır. Benim başıma gelen olay da tam olarak buydu.

Peki arabayı benden alıp, hiç bilmediğim, çekilmiş araçlarla dolu bir otoparka götürdüklerinde ben ne yaptım? İlk 2 gün hiçbir şey yapamadım. Çünkü bağlanma olayı Cumartesi gerçekleşti bu yüzden Pazartesiye kadar beklemem gerekti :)

Boşta kalan bu 2 günlük süre zarfında İnternet üzerinden yapmaya çalıştığım araştırmalar sonuçsuz kaldı çünkü bu konuda gerçekten bir kaynak yok yani en azından yaşayıp da bak şöyle yaparsın kardeşim diyen hiç kimse yok.

Konuyu yazma sebebim de bu aslında, ihtiyacı olana yardımcı olur belki bu yazı...

Anlatıma geçmeden önce, eksiklerinize göre bayağı bir masrafa gireceğinizi şimdiden söylemem gerekiyor o yüzden cüzdanı hazırlayın veya maddi durumlarınız şuan el vermiyorsa en acilinden benim yaptığım gibi borç bulun çünkü aracınız otoparkta kaldığı süre boyunca günlük 8 TL otopark parası sırtınıza yükleniyor ve 6 ay süreyle aracınızı geri almazsanız hazine yani devlet malı oluyor alıveriyorlar elinizden.

Hangi aşamaları izledik, anlatmaya başlayalım...

1. Gün
İlk gün, konu hakkında hiçbir bilgim olmadığı için, aracın bağlandığı yerdeki bölge emniyet müdürlüğüne gittim. Yani XXX ilçe Emniyet Müdürlüğü yapılan işlemleri gerçekleştiren birimdi.

Elimde veraset ilamı, aracın ruhsatı ve otoparktan aldıktan sonra biner işime dönerim dediğim anahtarlar vardı. Umutluydum ancak işin bu kadar kolay hallolacağını düşünerek aptallık etmişim sanırım.

Emniyetteki gişede işim 5 dakika sürdü. Ruhsatı koydum, aracım bağlandı 7 günlük izin belgesi istiyorum muayene için dedim. Kimlik istedi, verdim, ruhsat senin üzerine değil arabayı çıkarmadan önce üzerine alman gerekiyor dediler.

Aracı bağlayan memur beyefendi, veraset ilamı ile müdürlüğe gidip arabayı çıkarabileceğimi ve 1 hafta muayene izni alabileceğimi söylemişti. Ve bunu yapabilmek için elimdeki 92 TL tutarında cezayı ödememin de yeterli olacağını belirtti. Ne yazık ki yanlış biliyormuş demem gerekiyor çünkü yalan söylemiş dersem daha uygunsuz olacak.

Orada yaşadığım hayal kırıklığı ile ayrıldım. Tabi şöyle bir durum var, görevli memurlar sizin ne bilip ne bilmediğinizi hiç düşünmez. Bana söyledikleri tek şey ruhsatı üzerine al gel oldu. Sanki şu köşedeki bakkaldan alıp gelecekmişim gibi...

Neyse, çıktım ve eve döndüm. Bir süre sonra bu kez YYY İlçe Emniyete gittim. Ruhsatı üzerime almak istiyorum dedim, 5x5 cm ufak bi kağıt tutuşturdular elime ve buradaki belgeleri alıp gel dediler. Bir hayal kırıklığı da orada oldu çünkü elimdeki ufacık kağıtta 9 madde vardı ve içerisinde yer alan 5-6 belgeyi toplamak en az 2 tam günümü alacaktı. O da bizim memurların keyfine bağlıydı tabi, o an çalışmak isterlerse ve sıra numarasını işleme alırlarsa belki daha hızlı hallolur diye düşündüm...

En çok canımı sıkan madde de, satın alma işlemini (ruhsatı üzerime alma) ikametim hangi ilçedeyse orada yapmam gerekiyormuş o maddeydi. Bir süre önce ikamet adresimi bazı işler sebebiyle ZZZ ilçesine almak zorunda kaldım yani orada yaşıyordum. Şuan YYY'de bulunduğumdan, arada yaklaşık 70 km civarı mesafe var ve bu yol arabasız gidip gelmek ve oradaki işlere de koşturmak için gerçekten çok kötüydü.

Neyse dedim, dikkatimi toparladım ve oturdum bir kahve içtim :) Bugüne sığabilecek tek şey, noter olabilirdi o yüzden fazla zorlamadım kendimi.

İkinci iş olarak mirasçıları da alarak 3 kişi olarak notere gittim. Aracı üzerime almak için onların da rızası ve imzası gerektiğinden. Öğle arası da girdiğinden 2 saat kadar noterde oyalandım ve Feragatname ile aracı üzerime aldım yani mirasçılar arabadaki haklarından feragat ederek haklarını bana devrettiler böylece araba üzerindeki yasal tek hak sahibi oldum. Bu da ruhsatı üzerime alabilmem için gereken ilk şeydi.

Saat 3 gibi eve döndüm ve emniyetten istenen 1-2 belgeyi de evde hazırladıktan sonra günü bitirdim. İşten ertesi gün için de izin aldım.

Burada yaptığım en önemli şey, ikamet adresimde bulunan emniyet müdürlüğünden 2 gün sonrası için randevu almış olmamdı sanırım. Malum, randevu için yer bulunmadığından çok zor alınabiliyor...

Sakın unutmayın, emniyet müdürlüğünün İnternet sayfasından, önce randevu almanız gerekiyor yoksa işleminizi yapmıyorlar. Yoğun yerleşim yerlerinde en erken 5 gün sonrasına randevu alabiliyorsunuz bunu da göz önünde bulundurun. Şubeye gitseniz içeride 3-5 kişi var en fazla ama nedense tüm günler için randevular dolu. Neyse siz buna fazla kafa yormayın, size hangi gün gelebileceğinizi söylüyorlar ona da şükür...

2. Gün
Emniyetten verilen kağıtta, üzerime bir mali sorumluluk poliçesi olması gerektiği yazıyordu. Yani sizin anlayacağınız dilden, zorunlu trafik sigortası. Bunun kesinlikle ruhsatı üzerine alacak kişinin adına olması gerekiyormuş. Ve ne yazık ki, ilk kez üzerime araç aldığımdan yani sigortada da daha önceden kaydım olmadığı için sağ olsun sigorta şirketleri beni potansiyel bir trafik canavarı olarak gördüler tıpkı aynı durumdaysanız size de yapacakları gibi. Bulabildiğim en ucuz sigorta fiyatı Axa Sigorta'dan çıktı o da 1,700 TL olarak verilen bir teklifti. Maalesef bunu almak zorundaydım. Borç harç aldım. Bu aşamada bir anekdot vermeden de edemeyeceğim. Adını vermek istemediğim bir sigorta şirketi, 6,200 TL yıllık sigorta bedeli talep etti. Kadınla telefonda konuşurken aracım 12,000 TL zaten ben size direk arabayı vereyim, siz bana 6,000 verin dedim ve yüzüne kapattım sinirden. Gerçekten çok acımasızlar...

Neyse, telefon vasıtasıyla eski poliçeleri de yapan sigorta şirketi acentemden yenileme istedim, ödemeyi kredi kartıyla yaptım ve ertesi gün elimde olmak üzere poliçeyi kargoya verdiler. Burada söyleyebileceğim tek iyi şey; Axa Sigorta sana teşekkür ediyorum en uygun fiyatı çıkardığın için...

Bugünün ikinci işi olarak vergi dairesine gitmeden önce, aracın geçmişten kalan vergi borçlarını ve otoparktan aldıktan sonra muayene de ettireceğim için trafik cezası borçlarını İnternet bankacılığı ile ödedim. Bir kısmını nakit, bir kısmını kredi kartı ile...

Sonrasında vergi dairesinin yolunu tuttum. Aracın borcu olmadığına dair belge aldım ve burada da bana veraset intikalini geç yaptığım için çıkarılan cezayı ödedim. Usulsüzlük yapmışım. Eksik olmasınlar...

Aldım efendim kağıtlarımı ve o günü de tamamladığımdan eve döndüm. İşten bir gün daha izin almak zorunda kaldım, her ne kadar tavır koysalar da yapacak bir şey yoktu zor durum olduğundan izin verdiler sağ olsunlar.

3. Gün
Önceki gün, emniyetin benden istediği tüm belgeleri toplamış olmanın verdiği gururla uyumuştum. Bugün de topladığım belgeler ile ikamet adresimde bulunan emniyet şube müdürlüğüne gitmek üzere sabahın 7 sinde yola koyuldum.

Saat 8 de otobüse binebildim ve 10 gibi ZZZ'ye vardım. Direk emniyete koştum randevum 9:30-10:30 arasındaydı.

Belgeleri verdim ve görevli memur işleme başladı. Şunu söylemem gerekiyor ki, hayatımda karşılaştığım en anlayışlı, samimi ve hoşgörülü polis memurlarından iki tanesi bu ZZZ emniyet müdürlüğünde çalışıyor. XXX ve YYY'de çalışan memurlar, bildiğin ruhunuzu emiyor o derece soğuk, ilgisiz ve suratsız kendileri alınmasınlar ama durum bu yani... Neyse dönüyorum tekrar, burada ruhsatı üzerime alma işlemlerini yaparken aman Allah'ım halloluyor sanırım diye aklımdan geçirmemle bir sıkıntı çıkması bir oldu diyebilirim :)

Aracı yıllar önce taşıt kredisi ile aldığımızdan ve kredi borcunu bitirmiş olmamıza rağmen saygıdeğer XXXBank araç üzerindeki rehini kaldırma ihtiyacı duymamış bulunduğundan ruhsatı üzerime alamadım. Borç bitti kaldırırlar diye düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz efendim bizzat gidip hadi kaldırın artık demeniz gerekiyor. Neyse... Görevli memur rehini düşürmem gerektiğini söyledi ve ertesi güne randevu alıp tekrar gelmem gerekecekti. İşten izin almamın imkansız olduğunu söyledim ve sıkıntılı halimi de görmüş olsa gerek hallet gel gün içinde yardımcı olurum tekrar dedi sağ olsun.

Randevu sıkıntısını hallettikten sonra XXXBank'a gittim. Rehini düşürmem gerekiyor dedim, tamam bakalım dediler. Bir süre içeride oyalanan hanım abla geri geldi ve krediyi çektiğin şubeye gidip oradan işlem yapman gerekiyor dedi.

Bir ara sinirden başım döndü. Bahsettikleri şube YYY'de. Yani benim oraya dönmem ve tekrar buraya gelmem yaklaşık 4 saat trafik de olduğundan. Saat 12 desen, otobüs bul et falan desen imkansız yani 4:30 olmadan (emniyet kapanmadan) geri dönmem.

İşlemimi yapan emniyet memurundan aldığım tüyo ile, hanım ablaya arayıp görüşerek düşüremiyor musunuz şeklinde ısrar ettim bir süre. Ve en sonunda yapabileceğini söyledi. (2 dakikalık uğraştan arkada odasında oturup Snapchat takılmak için mi kaçınıyor bilmiyorum artık...) Telefonlar edildi, onay alındı faks çekildi imzalar atıldı sıra geldi noter onayına. Hiçbir şey noter onaysız olmuyormuş bunu anladım bu aşamada... Neyse, noterin bankaya gelmesi gerektiğini ve bizi görerek onaylaması gerektiğini söylediler. Noteri aradılar, açmadı... Yürü babam notere gittim 2 km kadar yayan ve hızlı adımlarla... Geldim, XXXBank sizi arıyor neden açmıyorsunuz dedim (şaka gibi), aramadılar dedi. O zaman ne yapacağız dedim? Aramadılar bizi yapabileceğimiz bir şey yok oraya tekrar gidin dedi. Gittim... Aramamışsınız dedim, aradık açmadılar dedi. Yaşadığım ufak çaplı sinir harbinin ardından nasıl olduysa bir şekilde bu işi hallettik yani noter geldi onayladı dolayısıyla arabanın üzerindeki rehin düştü. Fazla uzatmıyorum yani...

Tekrar emniyete gitmek için öğle arasının geçmesini bekledim...

Geldim emniyete. Düşürdük dedim işleme devam ettiler, alayım şu ruhsatı gideyim diye düşünüyorum ama o kadar kolay mı? Bir problem daha... Şaşırmadım...

Araç otoparka çekilmemiş görünüyordu. Yani XXX Emniyet Müdürlüğü'nün muhteşem bilgi işlem elemanları, aracın otoparka girişini yapmamışlar. Yani araba trafikten men mi edilmiş, dışarıda mı geziyor ne olmuş ne bitmiş belli değil. Bom boş bir durum var ortada.

Memura ne yapacağız dedim, sağ olsun benden çok canı sıkıldı adamın teşekkür ediyorum yine. Amirle görüşüldü, konuşuldu amir XXX'i arayın dedi. Memur geldi numarayı çevirdi, XXX emniyet telefonu açmıyor. Tekrar aradı yine açmıyor. Olur mu öyle şey demeyin veya yalan söylüyorsun abartıyorsun diye düşünmeyin bildiğiniz XXX Emniyet Müdürlüğü telefonu açmıyor!

Hemen ardından, bir sorun daha. Ruhsatı bana geçirmek için aracın men işleminin geri alınması yani arabanın men olmaması gerekiyormuş.

Yani efendim, sistemde böyle bir yanlışlık veya açık olamaz inanın bana. Arabayı üzerime almamışım ve araba bağlanmış, alamıyorum. Sebebi bağlı olması. Ne yapacağız o zaman? Hiçbir şey yapamıyoruz. Araba ne oldu peki? Yanıt yok...

Neyse diyelim devam edelim, fazla uzatmıyorum... Bir şekilde sistemdeki bu açık giderildi, girişler yapıldı, durum çözüldü (çok şükür) ve ruhsat üzerime geçti. Arabamı gidip otoparktan alabileceğimi bilmek yaşadığım bu sıkıntıları ve yoğun stresi neyse ki unutturdu.

Hemen aynı gün seri bir şekilde XXX'e döndüm ve 1 haftalık izin kağıdımı aldım. Bir eksiklik veya sıkıntılı bir durum yok muydu burada derseniz tabi ki vardı. Verdikleri kağıtta çekilen otoparkın yalnızca adı yazıyor. Yani adamlar bir sistem yapmışlar tamam girişler çıkışlar oluyor yazıcıdan kağıt bastırıp veriyorlar eline de otoparkın adresini neden yazmıyorsun o kağıdın üzerine çok mu zor gerçekten bu kadar uğraştırmaya değer mi insanları diye düşünmeden edemiyorum vallahi...

Fazla kafaya takmadım bu durumu, hiç uğraşmadım tuttum bir taksi en yakın otoparka git dedim. Gittik, oradan yalnızca adını bildiğim otoparkın adresini otopark görevlisinden aldım ve aynı taksiyle oraya gittik. Aradık taradık bulduk otoparkı taksici de sağ olsun benim kadar aradı, uğraştı.

Girdim içeriye araba burada mı dedim, verdim plakayı evet dedi.

Son dalga sıkıntı olmasa olur muydu? Tabi ki hayır.

Arabayı çekici ile muayeneye götürmem gerektiğini söylediler. Zorunluymuş.

Muayene tarihini önceden almıştım Cumartesi günü için ve bulunduğum yere 100-120 km kadar uzakta bir muayene istasyonunda. XXX'den buraya çekici ile araba götürmek, gerçekten çok pahalıya patlar. O kadar para çıkmış cebinizden, sinir sıkıntı yaşamışsınız maddi durumunuz ne hiç düşünmeden, bu otoparkçılar sizi yolmaya çalışıyorlar.

Adam tutturdu çıkaramazsın çekici götürecek diye... Aldım elimdeki kağıdı, sinirden adamın gözüne soktum. Bak dedim burada benim adım ile birlikte aracı trafiğe çıkarabiliyor yazıyor gözlerin görüyor mu?

Hemen kıvırdı tabi.

Nasıl vermişler bunu sana bilmiyorum ama normalde çekici falan konuşurken kestim lafını arabayı göster, anahtarı ver çıkıp gideyim dedim...

Arabanız çekildiğinde, hem çekici parası hem de kaldığı süre kadar otopark parası ödersiniz. Ve bu adam, 3 km yol için benden 140 TL çekici parası aldı. Onu suçlamıyorum, devletin bu adamları bu kadar rahat bırakmış olması, vatandaşı bu kadar rahat kazıklıyor olmalarına izin vermesi asıl problem.

Hiç uğraşmadım, içimden haram zıkkım olsun diyerek çekici ve 6 günlük otopark parasını verdim eline, arabayı alıp çıktım.

4. Gün
Aracı muayeneye götürdüm ve çok şükür sorunsuz sıkıntısız o da halloldu. Muayene gecikme bedeli ödedim ve egzoz emisyon ölçümünü de burada yaptırdım. Tabi ölçüm ücretli.

5. Gün
Hafta sonu geçtikten sonra, yine önceden en yakın emniyetten aldığım randevu ile Motorlu Taşıt Belgesi adı verdikleri, ruhsat benzeri diğer bir kağıdı almaya gittim. Onu da aldım ve sonunda her şey halloldu...

Başımdan geçen olay bu şekilde :) Bundan sonra bir daha araç bağlatır mısın diye sorarsanız, bu adamların eline düşmemek için kesinlikle hayır...

Size söylemek istediğim bir diğer konu, gittiğiniz her yerde, yaptığınız her işlemde 100 TL, 200 TL, 150 TL civarlarında para çıkıyor cebinizden ufak işlerde bile. Yani notere ayrı veriyorsunuz, emniyete ayrı, otoparka ayrı bilginiz olsun.

Maliyet konusunda kısa bir özet geçersek, benim arabamın bakıma ihtiyacı yoktu. Muayeneye gireceğiniz için bakımlı da olması gerekiyor. Bakımının ne kadar tutacağı da aracınızın durumuna göre değişiyor. Bununla birlikte, trafik sigortanız ne kadar tutacak ve ceza veya vergileriniz ne kadar gibi şeyler de devreye giriyor. Ama en azından, benimle aynı sorunu yaşıyorsanız cebinizde 4,000 TL civarı bir para bulunması gerekiyor ki bu işlemlerin üstesinden gelebilin.

Neyse şuan için bu kadar. Herhangi bir aşama için sormak istediğiniz bir şey varsa yorum yazabilirsiniz. Yaşanmışlığın verdiği tecrübe ile yardımcı olmaya çalışırız.

Sürçü lisan ettiysek affola, sağlıcakla kalın.

Facebook'da Takip Edin!

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Konular

 


Logaster - Ücretsiz Online Logo                
 
KATEGORİLER
BENZER YAZILAR
 
SON YORUMLAR
 
TRANSLATE BLOG
SOSYAL MEDYA